|
MİLLİ MÜCADELE’DE
BURDUR
(ÖZET)
Osman KOÇIBAY
Birinci Dünya Harbi sırasında İtalya ile İtilaf devletleri (İngiltere,
Fransa ve Rusya) arasında imzalanan Londra ve Sti Jean de Mourenne gizli antlaşmalarıyla
İtalya, Anadolu üzerindeki istilacı emellerini açık bir şekilde ortaya
koymuştur. Birinci Dünya Harbinin akabinde Osmanlı Devleti ile İtilaf
Devletleri arasında imzalanan Mondros ateşkes antlaşmasından sonra İtalya,
Anadolu üzerindeki emellerini uygulamaya koyacak ve Güneybatı Anadolu’da işgallere
başlayacaktır.
İtalyanlar ilk önce 28 Mart 1919 günü Antalya’yı işgal etmişlerdir.
Antalya’nın işgalinden 8-10 gün sonra Antalya işgal komutanı Cano
Alexandro ile siyasi memur Marki Franti ve tercümanları Burdur’a keşif
gezisine çıktılar. Siyasi teşebbüslerde bulundular.
İtalyanlar bu siyasi teşebbüslerinden bir sonuç alamayınca 25 Haziran
1919’da Bucak nahiyesini, 26 Haziran’da Çeltikçi’yi işgal etmişler ve
27 Haziranda da Burdur’a girmişlerdir. 28 Haziran 1919’da ise Burdur İtalyanlar
tarafından resmen işgal edilmiştir.
Burdur halkı İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesine tepki
göstermişler, galeyanda olan halkın isteğine de uyularak Dördüncü Kolordu Ahz-ı
Asker Heyeti Reisi Erkân-ı
Harb Miralayı İsmail Hakkı Bey, diğer ileri gelenlerle birlikte,
Burdur’da İzmir’in işgalini protesto etmek amacıyla bir miting yapılmasını
kararlaştırmıştır. Ancak Burdur’daki İngiliz mümessilinin telkinleriyle
Burdur Mutasarrıfı halkın toplanmasına bile izin vermemiştir.
Burdur Mutasarrıfı Vasfi Bey’in bu tutumuna rağmen Burdur halkı işgallere
karşı tepki göstermekte gecikmemiştir. Bilhassa, Burdur’da işgallere karşı
tepkilerin oluşmasında eşraftan Hacı Ahmed Efendi ile birlikte kardeşi Müftü
Halil Efendi'nin de fevkalade hizmetleri olmuştur.
Burdur’un İtalyanlar tarafından işgal edilmesine karşı tepkiler gösterilmiştir.
Dördüncü Kolordu Ahz-ı Asker Heyeti Reisi Erkân-ı
Harb Miralayı İsmail Hakkı Bey’in gayretleriyle,
tebliğ heyetleri kurulmuş ve bunlar vasıtasıyla işgalleri protesto yoluna
gidilmiştir. Burdur’da işgale karşı gösterilen tepkiler, Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti kurulduktan sonra daha sistemli bir şekilde devam etmiştir.
Konya Valisi Cemal Bey ve Burdur Mutasarrıfı, Burdur’da bir Müdafaa-i
Hukuk Cemiyetinin kurulmasını önlemeye çalışmışlarsa da, Burdurluların azimli
gayretleri sonucu 19 Ağustos 1919 tarihinde Burdur’da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
kuruldu. Başkanlığını da Hacı Hüsnü Beyzade Mahmut Bey yapmaya başladı.
Böylece Burdur, daha sistemli bir şekilde Milli Mücadele içinde yerini
almaya başladı.
Ancak Burdur Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Sivas Kongresine delege gönderilmesi
hususunda gayret göstermesine rağmen Burdur Mutasarrıfı'nın engellenmeleri yüzünden,
Burdur’dan Sivas Kongresine delege gönderilemedi.
Meclis-i Mebusan seçimlerinde ise Burdur teşkilatı Heyet-i Temsiliye
ile devamlı istişarede bulundu. Bu haberleşmeler çerçevesinde Burdur’dan
Hüseyin Baki Bey mebus seçilerek İstanbul’a gitmek üzere Ankara’ya gönderildi.
Burdur Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti , Fransızların ve Ermenilerin Maraş’ta Türklere
yaptıkları mezalimi 6 Şubat 1920 yılında yaptığı mitingle kınamıştır.
Burdur Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti , T.B.M.M.’nin açılmasında da üzerine düşen
vazifeyi yapmış ve Burdur’dan 3 Nisan 1336 (1920) tarihinede 5 mebus seçilmiştir. Bu mebuslar
Dördüncü Kolordu Ahz-ı Asker Heyeti Reisi Erkân-ı
Harb Miralayı İsmail Hakkı Bey (Çallı), Burdur Müftüsü Halil
Hulusi Efendi (Ermiş), Çilzade Fahreddin Bey (Çiloğlu), Tefenni Kazası Kaymakamı Şevket Bey (Candener) ve Veli Bey
(Saltıklıgil) idi.Müftü Halil
Hulusi Efendi'nin 25 Nisan 1920 tarihinde vefatı, Dördüncü Kolordu Ahz-ı Asker Heyeti Reisi
Miralay İsmail Hakkı ve Çilzade Fahrettin Beylerin istifası ile boşalan
TBMM üyeliklerine Burdur Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nce teşkil edilen heyet
tarafından 17 Mayıs 1336 (1920) tarihinde Soysallı İsmail Suphi Bey (Soysallıoğlu),
İslam Şairi Mehmet Akif Bey (Ersoy) ve Mutasarrıf-ı Sabık Ali Ulvi Bey
seçilmişlerdir.
Burdur Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin yanında, 19 Şubat 1920
tarihinde Burdur’da Fitnat Hanım’ın başkanlığında “Burdur Müdafaa-i
Hukuk Kadınlar Cemiyeti” kurulmuştur. Ancak kurulan bu cemiyetin ne gibi
faaliyetler yaptığı hakkında fazla bir bilgi yoktur.
Burdur’da Ekim 1920 sonlarında “Çelikalay” adıyla bir milli
kuvvet kurulmuştur. 12. Kolordu Komutanının emri ve Demirci Mehmet Efe'nin de
yardımlarıyla Burdur eşrafı tarafından teşkil edilen Çelikalay’ın 300
neferlik kadrosu vardı. Düzenli orduya geçiş çalışmaların yapıldığı bir ortamda
Demirci Mehmet Efe, düzenli orduya taraftar görünmüyor ve kendisine bağlı
Kuva-yı Milliyeyi güçlendirmek istiyordu. Vaziyet böyle olunca, daha bir ay
gibi kısa bir süre geçer geçmez 12. Kolordu Komutanının emriyle Çelikalay
lağv edildi.
Burdur, Milli Mücadeleye maddi yardımlarını da esirgememiştir. Bademağacı
deposunda bulunan silah ve cephaneler, Burdurlu köylülerin fedakar çalışmalarıyla
Burdur’a taşındı. Yunanlıların İzmir’e çıkıp işgallere başlamasından
sonra ise, düşmanla mücadelede bu silahlardan önemli ölçüde yararlanılmıştır. Bunun yanında para, yiyecek ve giyecek maddesi gibi yardımlar büyük
miktarlara ulaşmıştır.
Lisans tezi olarak hazırladığımız “Birinci ve İkinci Balkan -
Birinci Dünya Harbi ve Milli Mücadele’de Burdur’dan Şehit Olanlar”
isimli çalışmamızda 68
Milli Mücadele şehidinin kaydına rastlanılmıştır. Ancak bu sayı tabii ki
kesin değildir. Bunun yanında Burdur Askerlik Şubesi kayıtlarında 8, Yeşilova Askerlik Şubesinin 11 Ekim 1996 tarihli dilekçemize 13 Kasım 1996
tarihli cevabi yazısında 13
Milli Mücadele şehidinin kaydı bulunmaktadır.
Sonuç olarak 1. Dünya Harbinin başladığı 1914 yılında büyük bir
deprem felaketine maruz kalan Burdur halkı, Milli Mücadele’de varını yoğunu
ortaya koyarak, milli mücadelenin kazanılmasına büyük katkıda bulunmuştur.
KAYNAKLAR
1 - KOÇIBAY, Osman; I. ve
II. Balkan Harpleri - 1. Dünya
Harbi ve Milli Mücadele’de Burdur’dan Şehid olanlar, Basılmamış Lisans
Tezi, Konya - 1997.
2 - KÖSTÜKLÜ, Nuri; Mili Mücadele’de
Denizli, İsparta ve Burdur Sancakları, Kültür Bakanlığı Yayınları,
Ankara 1990
|