|
Yumulak:
Portakal büyüklüğündeki taşa denir.
Boşlamak:
Bırakmak.
Direm:
Dirhem.
Demi: Değil
mi?
Nediyon?:
Ne yapıyorsun?
Neccen?: Ne
yapacaksın?
HİKAYELER
YUMULAK
İki
Çerçinli tarla sulamaya giderler. Tarlayı önce sulayabilmek için ağız
dalaşına başlarlar. Zamanla küfürleşmeler başlar ve iş kavgaya dönüşür.
Mahkemelik olurlar. Hakim davalıdan olayı anlatmasını ister. Davalı olayı
şöyle anlatır:
-
Hakim Bey, su yüzünden kavgaya tutuştuk. O bana küfretti. Ben de kızdım.
Derken birbirimize girdik. Ben yerden koca bir "yumulak" alarak, onun ense
köküne bi endirdim. Küt olduğu yere yığıldı kaldı. Ondan gali bizim köylüle
yetişti.
Hakim "yumulak"ın anlamını bilmediği için mahkemeyi ileri bir tarihe
erteler. Bu arada kelimenin ne anlama geldiğini araştırır. Ancak bütün
sözlükleri karıştırmasına rağmen manasını bulamaz.Derken mahkeme günü gelir
çatar. Hakim davalıdan olayı tekrar anlatmasını ister. Davalı olayı aynen
anlatır. Hakim dayanamaz.
- "Yumulak"
dediğin nedir?
diye
sorar.Çerçinli cevap verir;
-Heç,
acık kocaman yuvarlak taş, Hakim Bey.
BOŞLADIM
Kara
Tasin (Tahsin EROĞLU) hastalanır ve doktora gider.
Doktor
muayenesini tamamlar ve hastaya sigara içip içmediğini sorar. Kara Tasin;
-
Boşladım
diye
cevap verir. Doktor anlamaz. Sigara içip içmediğini tekrar sorar. Aynı
cevabı alınca doktor sinirlenir. Hiddetle tekrar sorar. Kara Tasin durumu
anlar ;
-
Önce içiyordum ama şimdi içmiyorum diye cevap verir.
|