AÇILIŞ KONUŞMASI

Sayın Kaymakamımım, Sayın Garnizon Komutanım, Sayın Belediye Başkanlarım, Sayın İlçe Milli Eğitim Müdürüm, Değerli Misafirler, Saygıdeğer Büyükköy Halkı, Değerli Öğretmen Arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler;

Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü Sunu ve Şiir Gecesine hoş geldiniz.

Milletlerin hayatında, kan ve gözyaşına sebep olan bazı olaylar, derin izler bırakır; tarih boyunca, o milletle beraber yaşar. Türk Milleti’ni Birinci Dünya savaşındaki pek çok olay derinden etkilemiştir. Sarıkamış Harekâtı ve Yemen cephesi gibi. Ancak, bunların içinde Çanakkale Savaşları’nın çok ayrı ve önemli bir yeri vardır. Siyasi açıdan birçok ihtiras ve idealin düğümlendiği, askeri açıdan insan gücünün, azminin, inancının yanı sıra silah, araç, gereç ve teçhizatın denge kuramadığı bu savaşlarda, Türk Milleti hem şerefini hem de varlığını korumuştur. Vatanımızı istilaya gelen İtilaf Devletlerine karşı vatan toprağını savunan kahraman Mehmetçik, tarihimize canı ve kanıyla bir kez daha şerefli bir mevki kazandırmıştır.

Milletimizi derinden sarsan savaş, deprem, sel gibi felaketler edebiyatımıza aksetmiştir. Hemen o olayla ilgili hikaye, efsane, masal, hatıra, şiirler yazılmaya, türküler ve ağıtlar söylenmeye başlar. Hatta tiyatro ve romanlar kaleme alınır. Bütün bunlar halk arasında dilden dile dolaşır durur. Millet fertlerinin milli şuurda birleşmesini sağlayan bu faaliyetler, o milleti güçlü kılar. Ortak duyguları geliştirir, milli birlik ve beraberliği temin eder.

Büyükköy İlköğretim Okulu olarak bizler de, bu yıl 3.sünü düzenlediğimiz Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü Sunu ve Şiir Gecesi’ni, bu duyguları canlandırmak için düzenlemiş bulunmaktayız.

Yeni yetişen çocuk ve gençlerimiz, üzerinde yaşadığımız vatanımızın hangi şartlar altında korunduğunu, iyi bilsinler ki, ecdadımıza saygı ve hürmette kusur etmesinler. Gerektiğinde her ferdinin mensubu olduğu Türk Ordusu’na, neler borçlu olduklarını anlasınlar. Vatan müdafaası söz konusu olunca, hiç tereddütsüz seve seve mücadeleye koşup, şehitlik ve gazilik rütbesine ermenin derin ruh teslimiyeti içinde bulunsunlar.

Anafartalar Kahramanı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK; “Size Bombasırtı vak’asını anlatmadan geçemeyeceğim. Karşılıklı siperlerimiz arasında mesafemiz sekiz metre, yani ölüm muhakkak, muhakkak… Birinci siperdekiler hiçbiri kurtulamamacasına düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor. Fakat ne gıptaya şayan bir itidal ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir fütur bile göstermiyor, sarsılmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim, Cennet’e girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler, Kelime-i Şehadet getirerek yürüyorlar. Bu Türk Askeri’ndeki ruh kuvvetini gösteren, şaşılacak ve övülecek bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebesini kazandıran bu yüksek ruhtur. ”  diyerek Çanakkale Savaşlarında yaşanan bu ruhu bizlere en güzel şekilde anlatmaktadır.

Tarih boyunca cennet vatanımızın korunması, bayrağımızın renginin solmaması uğrunda şehit ve gazi olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.

Son olarak programı hazırlayan değerli öğretmenlerimize ve sevgili öğrencilerimize teşekkür ediyorum.

Arz ederim.

           

GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ BELİRTEN KONUŞMA

ÇANAKKALE ZAFERİ

Sayın Belediye Başkanım, Sayın Okul Müdürüm, Değerli Öğretmen Arkadaşlarım ve Sevgili Öğrenciler;

Türk Milleti’nin kahramanlığını destanlaştırdığı, Türk tarihinin dönüm noktalarından biridir Çanakkale Savaşları. Çanakkale’de büyük imkânsızlıklar içinde verilen bu çetin mücadele, milletimizin bağımsızlığı için gerektiğinde neler yapabileceğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.

Çanakkale Boğazı hem askeri hem de ticari yönden büyük önem taşıyordu. I. Dünya Savaşı’nın o günlerinde Çanakkale Boğazı İtilaf devletleri için stratejik bakımdan önemli bir hedefti. Çünkü İngiltere ve Fransa Çanakkale Boğazı’nın ele geçirilmesiyle birlikte Osmanlı başkentini tehdit edecekler, Osmanlı Devleti’nin savaştan çekilmesini sağlayacaklar, Almanların Ortadoğu’ya ilerlemesine engel olacaklar ve insan kaynakları bakımından zengin, fakat silah ve malzeme bakımından zayıf müttefikleri Çarlık Rusyası’na deniz yoluyla yardım edebileceklerdi.

Osmanlı Devleti’nin zayıflamasıyla birlikte onun mirasını da paylaşma faaliyetleri de hız kazanmıştı. Tarih içinde her zaman Türk toprakları üzerinde bitmek tükenmek bilmeyen emelleri olan Avrupa, bu emellerini gerçekleştirmek için harekete geçmekten çekinmemişlerdir. Birinci Dünya Savaşı’nın sürdüğü 1915 yılında İngiltere ve Fransa yukarıda saydığımız amaçları gerçekleştirebilmek için Çanakkale’ye saldırmışlardır. Şubat ayına kadar Türk Ordusu’nun gerek Irak’ta gerekse Süveyş Kanalı’nda başarısızlıklara uğraması İngiltere ve Fransa’ya güç vermişti. Öyle ki, İngiliz Deniz Bakanı Çörçil “Türkler mi? Bir elimizi arkamıza bağlar, diğer elimizle ezer geçeriz o milleti.” diyerek Türk Milleti’ni küçümsüyordu. Bu düşüncelerle Çanakkale’ye saldıran İngilizler ve Fransızlar bekledikleri sonucu elde edemedikleri gibi, ağır bir hezimete de uğramışlardır. 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi Türk toprakları üzerinde hayal kuranları ve hayal kuracaklara büyük bir ders vermiştir.

Çanakkale Zaferi’ni kazanan ruh Türk Askeri’nin mayasında vardır. Zira anası onu vatan için doğurmuş ve hep böyle günler için hazırlamıştır. Nitekim günü geldiğinde de şairin ifade ettiği gibi;

Haydi yavrum! Ben seni bugün için doğurdum,

Hamurunu yiğitlik duygusuyla yoğurdum.

Türk evladı odur ki, yurdu olan toprağı,

Ana ırzı bilerek yad ayağı bastırmaz.

Bir yabancı bayrağı,

Ezan sesi duyulan hiçbir yere astırmaz.

Git evladım yıllarca ben oğulsuz kalayım,

Şu yaralı bağrıma kara taşlar çalayım.

Haydi oğlum, haydi git,

Ya gazi ol, ya şehit!

Savaşta şehit olmayı en büyük rütbe sayan bir millete karşı kim durabilir? Duramadılar ve geldikleri gibi gittiler.

Çanakkale Savaşları hem denizde hem de karada 8.5 ay devam etmiştir. Bu süre içinde yarım milyondan fazla insan hayatını kaybetmiştir. Çanakkale’deki şehit sayımız yaklaşık 253.000’dir. Dolayısıyla Türk Milleti büyük bir bedel ödemiştir. Geride kalanların yaşadıklarını hiçbir zaman unutmadıkları bu savaşlar sırasında pek çok şehit verilerek Çanakkale Destanı yazılmıştır. Etkileri tek bir alanda değil siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik olmak üzere pek çok alanda görülmüştür. Ülkenin gelişimi olumsuz yönde etkilenmiş, Türkiye bu kayıpların önemli sıkıntılarını çekmiş, Cumhuriyetin kurumlaşması ve ülkemizin gelişmesinde yetişmiş eleman eksikliği yaşamıştır.

Çanakkale Savaşları Türk Tarihi içerisinde önemli bir yer tutmakla beraber, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri kariyerinde de önemli bir yere sahiptir. Önce 19. Tümen Komutanı, sonra Anafartalar Grup Komutanı olarak bu savaşlara katılan Mustafa Kemal askeri dehasını burada gözler önüne sermiştir. Süratle ve doğru karar vermesi, verdiği kararı cesaretle uygulaması, sorumluluğu çekinmeden üzerine alması savaşın gidişatını büyük ölçüde etkilemiştir. “Anafartalar Kahramanı” olarak tanınmış ve Anadolu’daki Milli Mücadele’nin önderi olmasında etkili olmuştur.

Tarihimizde ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askeri hayatında ayrı bir yeri olan Çanakkale Savaşlarında yaşananlar, Atatürk tarafından da sık sık dile getirilmiştir. O’nun Çanakkale Savaşları ile ilgili söyledikleri, bu savaşlarda Türk askerinin gösterdiği başarıyı anlatmaktadır: “İngilizler Arıburnu çıkarmasında, bu cephedeki savaşlarda komutanlarının, askerlerinin gösterdikleri cesareti, dayanıklılığı kahramanca meziyetleri olağanüstü bir övgü diliyle anıp ilan etmektedirler. Fakat düşünün ki bütün savaş araçlarıyla mükemmel şekilde donatılmış büyük bir inat ve azimle Arıburnu sahillerine ayak basan düşmanımız gene o sahil kenarlarında kalmaya mecbur olmuştur. Bu nedenle, subaylarımız, askerlerimiz vatan ve din duygularıyla, kendilerine özgü milli kahramanlıklarıyla bu derece kuvvetli bir düşmana karşı başkent kapılarını korumakla cidden övünmeye değer bir mevki kazanmışlardır. Kumanda ettiğim bütün kıtaların subaylarını ve fertlerini birer birer takdir ederim. Bu yüce maksat uğrunda canlarını kahramanca feda eden şehitlerimizi derin ve sonsuz hürmetle anarım.”

Çanakkale Zaferi, üzerinden 91 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün de hala yankıları devam eden, Türk Milleti’nin azim ve karalılığını ortaya koyan ve bunu bütün dünyaya gösteren tarihi bir dönüm noktasıdır. Tarihimiz Çanakkale Zaferi gibi başarılarla doludur. Elde elden başarıların hepsi büyük zorluklar çekilerek kazanılmıştır. Bu nedenle, hepimiz bütün bu mücadelelerin sonucunda bugünlere gelindiğinin bilinciyle hareket etmek ve üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundayız.

Çanakkale Zaferi’nin 91. yıl dönümü hepimize kutlu olsun!